İçeriğe geç

Dallama hakaret midir ?

Dallama Hakaret Midir?

Şimdi, baştan söyleyeyim; “dallama” dediğimiz kelime, çoğumuzun dilinde bir espri unsuru haline gelmiş durumda. İzmir sokaklarında, arkadaş ortamlarında ve bazen evde, bazen ofiste, hatta bazen bakkalın önünde bile karşımıza çıkar. Peki, “dallama” gerçekten bir hakaret mi? Bu yazıda, sıradan bir genç yetişkinin gözünden, bu kelimenin ne anlama geldiğine, mizahi bir bakış açısıyla göz atacağız. Yani, İzmir’in sokaklarında gülerek söylediğimiz “dallama”nın, aslında düşündüğümüz kadar masum olup olmadığını tartışacağız.

Dallama: Şehirdeki Dost Canavarı

Gelin şimdi, arkadaş ortamımda geçen bir olayı hatırlayalım. Bizim mahallede, arkadaşlar arasında sıkça kullanılır, hatta neredeyse selamlaşma kelimesi haline gelmiştir. Sabah karşı, bir arkadaşım “Oğlum, sen ne kadar dallama adamsın!” dediğinde, öyle bir an yaşadım ki… Hemen iç sesim devreye girdi.

İç ses: “Bu ne demek şimdi? Bana hakaret mi ediyorsun? Yoksa gerçekten sadece espri mi yapıyorsun? Hadi bakalım, bir de kendine bak! Sen de zaten, ‘dal’ olup ‘lama’ oluyorsun bazen!”

Evet, görünüşte bu tür ifadeler, arkadaşlar arasında neşeli bir şakalaşma olarak kabul edilebilir. Ama bu kelimeyi kullanırken, insan bazen farkında olmadan sınırı geçiyor olabilir. Yani, bir yanda arkadaşının gülerek seni “dallama” olarak tanımlaması, diğer yanda o kelimenin anlamı üzerine kafa yormaya başlamak; bir genç yetişkinin yaşadığı o tam gel-git anı. Hani o, “bunu gerçekten hak etti mi?” sorusu geliyor ya, işte tam o an.

Dallama ve Hakaretin İnce Çizgisi

Düşünsene, seninle birlikte takılan bir arkadaşın, bir gün ciddi bir konuyu konuşurken, “Aman, şu dallama kim?” diye sana takılıyorsa, ne hissedersin? Hangi birimiz bu durumdan rahatsız olmaz ki? Ama öte yandan, biraz daha rahat bir ortamda, böyle bir kelimeyi şaka olarak duymak, kimseyi kırmadan, yüzümüzde gülümsemeler bırakabilir. Yani, “dallama”nın hakaret olup olmadığı aslında kullanılan yere, zamana ve tona bağlı. Hatta bazı arkadaşlar için, “dallama” demek, arkadaşlığın bir göstergesidir. Bir yanda samimi bir takılma, diğer yanda tartışmaya açık bir hakaret.

Diyalog:

Ben: “Oğlum, ne yapıyorsun ya? Niye bu kadar gevezelik yapıyorsun?”

Arkadaşım: “Hadi canım ya! Sen de çok dallama bir adamsın.”

Ben: “Dallama mı? Şimdi gerçekten bir hakaret mi ettin yoksa ‘espri yapalım’ mı dedin?”

Arkadaşım: “Hah, sen de… Duydun mu? Hakaret etmedim işte, şaka yapıyorum!”

Ben: “Hımm, şaka… Sadece bana mı?”

İçten İçte Düşünmek ve Kafaya Takmak

Tamam, şimdi biraz dürüst olalım: Ben bazen çok fazla düşünürüm. Bunu kabul ediyorum. Öyle ki, arkadaşlarımın “dallama” dediği her anı kafamda bir senaryo gibi tekrar tekrar canlandırırım. “Neyin esprisi bu?”, “Gerçekten mi?”, “Buna nasıl tepki vermem lazım?” derken, olay bambaşka bir boyuta taşınır. Aslında, ben genellikle derinlemesine düşünme sürecinde kaybolurum, o yüzden de bana “dallama” dedikleri anlarda iç sesim devreye girer.

İç Ses: “Ya, gerçekten çok mu düşündüm acaba? Zaten bir insan ne kadar düşünebilir ki? Evet, bu kelime normalde gayet masum ama bir de buna farklı bir açıdan bakmalıyım.”

Bazen, bu tür şeylere çok takılmak, gerçekten insanı “dallama” yapabilir. Belki de bu yüzden arkadaşlarımın benimle her zaman dalga geçmesine izin veriyorum. Şakaların ardında bazen bir derinlik olmasa da, insan o kadar çok şey düşünüyor ki, şaka yapmanın bile başka bir anlamı olabilir.

Dallama ve Sosyal Hayat

Tabii ki, “dallama” kelimesinin, sosyal hayatımıza etkisini unutmamalıyız. İzmir gibi şehirlerde, arkadaşlıklar genellikle neşeli bir biçimde kurulur. İnsanlar, birbirlerine bazen “dallama” diyerek dostluklarını pekiştirirler. Bir anlamda, bu kelime aramızda güldüğümüz, rahatladığımız ve kendimizi ifade ettiğimiz bir yol haline gelir.

Örneğin, bir kafede bir arkadaşımın bana “Ya sen gerçekten bir dallama adamsın” dediğini düşünelim. Eğer bu söz, ortamda gülerek, eğlenerek söyleniyorsa, “dallama” kelimesi hakaret olmaktan çıkar ve sadece arkadaşlık bağlarını güçlendiren bir şaka olur. Ama bir başka arkadaşım, mesela biraz sinirli bir şekilde bu kelimeyi kullanırsa, o zaman biraz daha tepkisel bir durum ortaya çıkabilir.

İç Ses: “Bir dakika, şaka yapıyor musun? Gerçekten mi sinirleniyorsun? Beni yalnız bırak!”

Sonuç: Dallama Hakaret Midir?

Sonuçta, “dallama” kelimesinin hakaret olup olmadığı, tamamen kullanılan bağlama bağlı. Eğer bu kelime şaka niyetine söyleniyorsa, kesinlikle hakaret değildir. Ama eğer bir insan sinirli bir şekilde, kırıcı bir tavırla bu kelimeyi kullanıyorsa, o zaman işler değişebilir.

Bana sorarsanız, ben “dallama”yı sadece bir arkadaşlık aracı olarak görüyorum, ama yine de dikkatli olmakta fayda var. Sonuçta, samimi bir espri, insanın ruhunu iyileştirirken, yanlış anlaşılabilecek bir kelime, tamamen yanlış bir havaya bürünebilir.

Öyleyse, ne diyelim? Dallama, dostça bir şaka mı, yoksa ince bir hakaret mi? İşte bu sorunun cevabı, her zaman o anki ruh halinize ve ortamınıza göre değişir. Yine de şunu unutmayın: Bazen en iyi şakalar, birbirimize nasıl takıldığımızı anlamaktan gelir!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino.online