Geçmişten Bugüne Futbolun İzinde: Guaraní’nin Lig Serüveni Tarihî kayıtları, toplumların kimlik arayışlarıyla birlikte incelerim; futbol kulüpleri de benim için yalnızca spor örgütleri değil, toplumsal dinamiklerin sembolleridir. Bugün ele alacağım konu: Guaraní hangi ligde yer alıyor? Bu soru, yalnızca bir takımın konumunu değil; tarihsel kırılmaları, toplumsal dönüşümleri ve futbolun ulusal kültürdeki yerini düşünmemizi sağlar. Guaraní’nin Doğuşu ve Tarihsel Kökeni Club Guaraní, Paraguay’da 1903 yılında kurulmuş bir futbol kulübüdür. Kuruluşundan itibaren ülkenin futbol sahnesinde önemli isimlerden biri olmuştur. [1] İsim olarak “Guaraní”, Paraguay’ın yerli Guaraní halkına bir göndermedir; bu, kulübün yalnızca spor kimliği değil, kültürel kimliğiyle de toplumla kurduğu bağı gösterir. [1]…
2 YorumGünlük İzler Yazılar
Eski Hesaba Göre Ayın Kaçı? Zamanın Felsefi Yankısı Filozofun Bakışıyla: Zamanın Hesabı mı, İnsanlığın Hesabı mı? “Eski hesaba göre ayın kaçı?” diye sorduğumuzda aslında bir tarih değil, bir anlam arıyoruz. Takvimdeki sayılar değişir ama insanın zamana yüklediği anlam değişmez. Filozof için bu soru, yalnızca bir nostalji ifadesi değil; bilginin, varlığın ve ahlakın zaman karşısındaki konumunu sorgulayan bir kapıdır. Çünkü zaman, her dönemde farklı hesaplanmış olsa da, insanın içindeki zamanı ölçmek hâlâ mümkün değildir. Zamanı ölçmek bir tür güçtür, ama aynı zamanda bir yanılsamadır. Eski hesap dediğimiz şey, aslında modernliğin öncesinde var olan doğayla uyumlu bir ölçü biçimidir. Güneşin, ayın, mevsimlerin…
2 Yorum“Börek Yoğurt mu Süt mü?” Öğrenmenin Malzemeleri Üzerine Pedagojik Bir Düşünme Denemesi Bir öğretmen olarak her zaman şuna inanırım: öğrenme, tıpkı börek yapmak gibidir. Her tarifte benzer malzemeler vardır ama lezzet, o malzemelerin nasıl karıştırıldığına, hangi ellerin şekil verdiğine bağlıdır. Tıpkı bir öğrencinin bilgiyle, merakla ve deneyimle yoğrulması gibi. Bugün bu basit, mutfaktan gelen sorudan yola çıkıyoruz: Börek yoğurt mu süt mü? Cevabı mutfakta değil, aslında öğrenme kuramlarının derinliklerinde bulacağız. Öğrenmenin Hamuru: Yoğurt mu, Süt mü? Birçok yörede börek harcına yoğurt katılır; bazıları ise sütle daha gevrek bir tat yakalar. Bu farklılıklar, öğrenme yollarının çeşitliliğini hatırlatır. Kimi öğrenci yoğurt gibidir;…
8 YorumDevlet kamu kurum mudur? Sıkışmış kavramları sarsmanın tam zamanı Bir şey itiraf edeceğim: “Devlet kamu kurum mudur?” sorusunu duyduğumda içimden “Hâlâ mı?” diyorum. Çünkü bu soru, sadece hukuki bir tanım tartışması değil; devletle kurduğumuz psikolojik ve siyasal ilişkinin aynası. Devleti bir “kurum” gibi konuştuğumuz her an, ona yanlış yerden meşruiyet veriyoruz. İddiam net: Devlet bir kamu kurumu değildir; kamu kurumlarını var eden, onları yetkilendiren ve sınayan üst yapıdır—egemenlik aygıtıdır. Bu iddia sert gelebilir. Ama tam da bu yüzden tartışmaya değer. Peki mesele nerede düğümleniyor? Kavramları netleştirelim: “Devlet”, “kamu”, “kurum” Önce terminoloji: “Kamu kurumu”, kamu hizmeti görmek üzere kurulmuş, hukuken tanımlanmış,…
10 YorumA Tipi Kişilik Bozukluğu Nedir? Siyaset Biliminin Gözünden Güç, İktidar ve İnsan Doğası Bir siyaset bilimci olarak insan doğasına dair en çok ilgimi çeken sorulardan biri şudur: Güç arzusunun sınırı var mı? Devletleri, kurumları ve hatta ideolojileri şekillendiren bu arzu, bireysel psikolojiden bağımsız düşünülebilir mi? “A tipi kişilik bozukluğu” terimi, sadece psikolojinin değil, aynı zamanda iktidarın anatomisini anlamak için de güçlü bir kavramsal araçtır. A Tipi Kişilik Bozukluğu: Hız, Rekabet ve Otorite Tutkusu A tipi kişilik bozukluğu, genellikle aşırı rekabetçilik, zaman baskısı altında yaşama, sabırsızlık, kontrol ihtiyacı ve saldırgan hırs ile tanımlanır. Ancak bu özellikleri yalnızca bireysel düzeyde değil, politik…
8 YorumAile Dini Bir Kurum mudur? Geleceğin Toplumunda Kutsal Bağların Yeni Anlamı Bir sabah kahvemi yudumlarken kendime şu soruyu sordum: “Aile, gerçekten de dini bir kurum mu, yoksa sadece toplumun inşa ettiği bir düzen mi?” Belki de bu soru, bugünün değil, geleceğin en önemli tartışmalarından biri olacak. Çünkü hızla değişen dünyada, aile kavramı da kutsal değerlerle birlikte yeniden tanımlanıyor. Ve ben bu yazıda, sizinle birlikte bu konunun gelecekte nasıl şekillenebileceğini düşünmek istiyorum. Hadi birlikte sorgulayalım… Geleneksel Algı: Ailenin Kutsal Temelleri Aile, tarih boyunca sadece biyolojik bir birim değil, aynı zamanda dini ve kültürel değerlerin taşıyıcısı olmuştur. Çoğu toplumda evlilik, kutsal kitapların…
12 Yorumİlişkide Geri Çekilme Hamile Kalınır Mı? Felsefi Bir Bakış Felsefe, insanlık durumunun en temel sorularını sorgulamak ve bu sorulara cevaplar aramakla ilgilenir. Bu sorular genellikle hayatta ve düşüncede neyin doğru olduğunu, neyin gerçek olduğunu, neyin adil olduğunu, neyin varlıkla ilgili olduğunu anlamaya yönelik bir çaba olarak karşımıza çıkar. İnsan ilişkileri de, felsefenin ele almayı sevdiği bu temaların başında gelir. Özellikle, bireylerin eylemleri ve kararları arasındaki etkileşim, bireysel sorumluluk ve özgür irade meselesi, insanlık durumunun ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu gösterir. Bugün “İlişkide geri çekilme hamile kalınır mı?” sorusunu ele alırken, bu sorunun ardında yatan etik, epistemolojik ve ontolojik…
14 YorumGübük Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Bir Filozofun Bakışıyla: Dilin Gücü ve Derinliği Dil, insan düşüncesinin en temel aracı olmasının ötesinde, aynı zamanda bireylerin ve toplumların dünyayı algılama biçimlerini şekillendirir. Her kelime, içinde bir anlam taşır ve bazen bu anlamlar, sadece sözlükle sınırlı kalmaz, daha derin bir felsefi boyuta ulaşır. Her ne kadar günlük dilde sıkça karşılaşılan kelimeler sıradan görünse de, her bir kelime, insan deneyiminin ve düşünsel evreninin bir yansımasıdır. Bu yazıda, “gübük” kelimesi üzerine derin bir felsefi inceleme yaparak, kelimenin felsefi anlamını etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden ele alacağız. Gübük kelimesi, halk arasında genellikle “çamur” veya “pislik” anlamında…
8 YorumGök Cisimlerini Nasıl Gözlemleyebiliriz? Ekonominin Gökyüzüyle Dansı Bir ekonomist sabah kahvesini içerken pencereden dışarıya bakar; gökyüzü açıktır, yıldızlar gece boyunca sessizce yer değiştirmiştir. İçinde bir düşünce kıvılcımı belirir: “Kaynaklar sınırlıysa, gökyüzüne bakmak bile bir tercih midir?” Ekonominin en temel ilkesi, kıt kaynakların sonsuz istekleri karşılamak için nasıl kullanıldığını araştırmaktır. Peki, gök cisimlerini gözlemlemek — yani merakın, bilimin ve insanlığın ortak tutkusu — bu ilke çerçevesinde nasıl değerlendirilir? Bu yazıda “Gök cisimlerini nasıl gözlemleyebiliriz?” sorusunu bir ekonomi perspektifinden ele alacağız. Çünkü gökyüzüne bakmak, sadece bilimsel bir faaliyet değil; aynı zamanda ekonomik bir tercih, yatırım ve toplumsal refah meselesidir. Kıt Kaynaklar ve…
12 Yorum“Handikap bahis” kulağa karmaşık geliyor olabilir ama aslında bu, erkeklerin strateji masasında hesap yaparken kadınların “önce hisset, sonra oyna” dediği ortak bir sahne. Herkes kazanmak istiyor, ama kimse nasıl olduğunu tam açıklayamıyor. Hazırsanız, kahkaha ve mantık dolu bir yolculuğa çıkıyoruz. Çünkü bu yazı, sadece handikap bahsini anlatmayacak; kadın-erkek farklarını, stratejiyi, duyguyu ve biraz da kaderi masaya yatıracak! Handikap Bahis Ne Demek? Eğlenceli Bir Tanımla Başlayalım Diyelim ki sahada iki takım var: biri Hulk gibi güçlü, diğeri mahalle arasında toplanmış dostlar ekibi. E, bu durumda kimin kazanacağını herkes biliyor değil mi? İşte handikap burada devreye giriyor: favori takımı biraz zorlayalım, zayıf…
14 Yorum