İçeriğe geç

Günlük İzler Yazılar

Radyolojik görüntüleme nedir ?

Zihnin Röntgeni: Psikolojik Perspektiften Radyolojik Görüntüleme Bir psikolog olarak bazen insan davranışlarını anlamaya çalışırken kendimi bir laboratuvarda değil, bir karanlık odada hissederim. Görünmeyeni görünür kılmak isterim: düşünceleri, korkuları, bastırılmış duyguları. O an aklıma hep şu gelir — radyolojik görüntüleme ne kadar tıbbi bir süreçse, insan zihnini anlamaya çalışmak da o kadar psikolojik bir “görüntüleme” sürecidir. Bir MR cihazı beynin içini tarar; bir psikolog ise insanın düşünce desenlerini, duygusal yankılarını ve sosyal yansımalarını inceler. Radyolojik Görüntüleme Nedir? Tıbbi anlamda radyolojik görüntüleme, insan bedeninin iç yapısını görünür hale getiren teknolojik yöntemlerin bütünüdür. X-ışınları, MR (manyetik rezonans), BT (bilgisayarlı tomografi) ve ultrason gibi…

12 Yorum

Miyop göz zamanla düzelir mi ?

Miyop Göz Zamanla Düzelir mi? Görmenin Edebî Alegorisi Üzerine Bir edebiyatçı için görmek, yalnızca bir biyolojik eylem değil, anlamın peşinde bir yolculuktur. Kelimeler de göz gibidir; bazen yakın ayrıntıları parlatır, bazen uzak hakikatleri bulanıklaştırır. Miyopluk, bu yüzden yalnızca bir göz kusuru değil, insanın dünyaya ve kendine bakışındaki estetik bir kırılmadır. Peki, “miyop göz zamanla düzelir mi?” sorusu, yalnızca tıbbın değil, edebiyatın da sorusu olabilir mi? Belki de asıl mesele, gözün düzelip düzelmemesi değil, görmenin neye dönüştüğüdür. Yakını Net Görmek: Gerçekliğe Fazla Yaklaşan Karakterler Birçok roman karakteri, miyop bir gözün temsilidir: dünyayı yakından, ayrıntılı ama sınırlı bir perspektiften gören insanlar. Tolstoy’un…

2 Yorum

Günlük gülistanlık ne demek ?

Günlük Gülistanlık Ne Demek? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimenin Gücü ve Anlatının Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, her zaman sözcüklerin ardındaki derin anlamlarla ilgilidir. Her kelime bir evreni barındırır, her cümle bir ruhu şekillendirir. Anlatılar, sadece bireysel deneyimlerin değil, toplumsal hafızaların da birer yansımasıdır. Kelimelerle kurduğumuz dünyayı, tıpkı bir yazarın inşa ettiği kurgusal evren gibi şekillendirebiliriz. Peki ya “günlük gülistanlık” gibi bir ifade? Bu kelimeler, sıklıkla duyduğumuz ancak anlamını tam kavrayamadığımız bir kavramı temsil eder. Günlük gülistanlık, edebiyatın en güzel özelliklerinden birini hatırlatır: dilin ve anlatıların gücünü. Bu yazıda, “günlük gülistanlık” ifadesini, kelimelerle yaratılan dünyaların içinde keşfedecek, farklı edebi temalar ve karakterler…

2 Yorum

Eris testi var mı ?

Eris testi var mı? Varyantı değil, virüsü yakalayan testlerin gerçekleri Şunu birlikte netleştirelim: “Eris testi var mı?” sorusunun arkasında çok doğal bir merak var. Yeni isimler duyunca hepimiz “Buna özel bir test mi gerekiyor?” diye düşünüyoruz. Gelin, kahvelerimizi alıp aynı masada oturuyormuşuz gibi konuşalım. Ben anlatayım, siz hızlıca özünü kapın: Testler gerçekte neyi ölçer, “Eris” (EG.5) dediğimiz şeyin kökeni nedir, bugün ne yapıyoruz ve yarın nereye gidiyoruz? Eris (EG.5) nereden çıktı ve neden adını bu kadar duyduk? Eris, SARS-CoV-2’nin Omicron soyundan gelen EG.5 alt varyantıydı; 2023 yazında Dünya Sağlık Örgütü tarafından “izlenmesi gereken varyant (VOI)” olarak etiketlendi. Bu sınıflandırma, ülkelerin…

14 Yorum

Allah neden kadınların kapanmasını emretti ?

Allah Neden Kadınların Kapanmasını Emretti? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derin Bir Yolculuk Bazı sorular vardır ki yüzyıllardır tartışılır ama hâlâ yeni anlam katmanları keşfedilir. “Allah neden kadınların kapanmasını emretti?” sorusu da tam olarak böyle… İnanç, kültür, toplum ve bireysel tercihin kesiştiği bu nokta, sadece bir giyim meselesi değil; kimlik, aidiyet ve anlam arayışının da bir yansımasıdır. Giriş: Tek Cevabı Olmayan Bir Soruya Samimi Bir Yaklaşım Bu konuyu konuşurken ne tek bir ayetin satırında, ne de bir kültürün dar kalıplarında sıkışıp kalabiliriz. Çünkü örtünme meselesi, hem ilahi bir emir olarak kutsal kitaplarda yer alır hem de tarih boyunca farklı toplumlar tarafından…

8 Yorum

Guarani hangi ligde ?

Geçmişten Bugüne Futbolun İzinde: Guaraní’nin Lig Serüveni Tarihî kayıtları, toplumların kimlik arayışlarıyla birlikte incelerim; futbol kulüpleri de benim için yalnızca spor örgütleri değil, toplumsal dinamiklerin sembolleridir. Bugün ele alacağım konu: Guaraní hangi ligde yer alıyor? Bu soru, yalnızca bir takımın konumunu değil; tarihsel kırılmaları, toplumsal dönüşümleri ve futbolun ulusal kültürdeki yerini düşünmemizi sağlar. Guaraní’nin Doğuşu ve Tarihsel Kökeni Club Guaraní, Paraguay’da 1903 yılında kurulmuş bir futbol kulübüdür. Kuruluşundan itibaren ülkenin futbol sahnesinde önemli isimlerden biri olmuştur. [1] İsim olarak “Guaraní”, Paraguay’ın yerli Guaraní halkına bir göndermedir; bu, kulübün yalnızca spor kimliği değil, kültürel kimliğiyle de toplumla kurduğu bağı gösterir. [1]…

2 Yorum

Eski hesaba göre ayın kaçı ?

Eski Hesaba Göre Ayın Kaçı? Zamanın Felsefi Yankısı Filozofun Bakışıyla: Zamanın Hesabı mı, İnsanlığın Hesabı mı? “Eski hesaba göre ayın kaçı?” diye sorduğumuzda aslında bir tarih değil, bir anlam arıyoruz. Takvimdeki sayılar değişir ama insanın zamana yüklediği anlam değişmez. Filozof için bu soru, yalnızca bir nostalji ifadesi değil; bilginin, varlığın ve ahlakın zaman karşısındaki konumunu sorgulayan bir kapıdır. Çünkü zaman, her dönemde farklı hesaplanmış olsa da, insanın içindeki zamanı ölçmek hâlâ mümkün değildir. Zamanı ölçmek bir tür güçtür, ama aynı zamanda bir yanılsamadır. Eski hesap dediğimiz şey, aslında modernliğin öncesinde var olan doğayla uyumlu bir ölçü biçimidir. Güneşin, ayın, mevsimlerin…

2 Yorum

Börek yoğurt mu süt mü ?

“Börek Yoğurt mu Süt mü?” Öğrenmenin Malzemeleri Üzerine Pedagojik Bir Düşünme Denemesi Bir öğretmen olarak her zaman şuna inanırım: öğrenme, tıpkı börek yapmak gibidir. Her tarifte benzer malzemeler vardır ama lezzet, o malzemelerin nasıl karıştırıldığına, hangi ellerin şekil verdiğine bağlıdır. Tıpkı bir öğrencinin bilgiyle, merakla ve deneyimle yoğrulması gibi. Bugün bu basit, mutfaktan gelen sorudan yola çıkıyoruz: Börek yoğurt mu süt mü? Cevabı mutfakta değil, aslında öğrenme kuramlarının derinliklerinde bulacağız. Öğrenmenin Hamuru: Yoğurt mu, Süt mü? Birçok yörede börek harcına yoğurt katılır; bazıları ise sütle daha gevrek bir tat yakalar. Bu farklılıklar, öğrenme yollarının çeşitliliğini hatırlatır. Kimi öğrenci yoğurt gibidir;…

8 Yorum

Devlet kamu kurum mudur ?

Devlet kamu kurum mudur? Sıkışmış kavramları sarsmanın tam zamanı Bir şey itiraf edeceğim: “Devlet kamu kurum mudur?” sorusunu duyduğumda içimden “Hâlâ mı?” diyorum. Çünkü bu soru, sadece hukuki bir tanım tartışması değil; devletle kurduğumuz psikolojik ve siyasal ilişkinin aynası. Devleti bir “kurum” gibi konuştuğumuz her an, ona yanlış yerden meşruiyet veriyoruz. İddiam net: Devlet bir kamu kurumu değildir; kamu kurumlarını var eden, onları yetkilendiren ve sınayan üst yapıdır—egemenlik aygıtıdır. Bu iddia sert gelebilir. Ama tam da bu yüzden tartışmaya değer. Peki mesele nerede düğümleniyor? Kavramları netleştirelim: “Devlet”, “kamu”, “kurum” Önce terminoloji: “Kamu kurumu”, kamu hizmeti görmek üzere kurulmuş, hukuken tanımlanmış,…

10 Yorum

A tipi kişilik bozukluğu nedir ?

A Tipi Kişilik Bozukluğu Nedir? Siyaset Biliminin Gözünden Güç, İktidar ve İnsan Doğası Bir siyaset bilimci olarak insan doğasına dair en çok ilgimi çeken sorulardan biri şudur: Güç arzusunun sınırı var mı? Devletleri, kurumları ve hatta ideolojileri şekillendiren bu arzu, bireysel psikolojiden bağımsız düşünülebilir mi? “A tipi kişilik bozukluğu” terimi, sadece psikolojinin değil, aynı zamanda iktidarın anatomisini anlamak için de güçlü bir kavramsal araçtır. A Tipi Kişilik Bozukluğu: Hız, Rekabet ve Otorite Tutkusu A tipi kişilik bozukluğu, genellikle aşırı rekabetçilik, zaman baskısı altında yaşama, sabırsızlık, kontrol ihtiyacı ve saldırgan hırs ile tanımlanır. Ancak bu özellikleri yalnızca bireysel düzeyde değil, politik…

8 Yorum
şişli escort
Sitemap
vdcasino.online