Gümüş Suyu İçinde Ne Var? Ekonomik Değerin Görünmeyen Katmanlarına Bir Yolculuk Bir ekonomist olarak her gün şu temel gerçekle yüzleşiyorum: Kaynaklar sınırlı, ama insan ihtiyaçları sınırsız. Bu denge, tüm ekonomik davranışların kalbinde yer alır. Her seçim bir fedakârlık, her yatırım bir beklentidir. Bu bağlamda kulağa mistik gelen bir soru — “Gümüş suyu içinde ne var?” — aslında ekonomik bir mercekle incelendiğinde, değer yaratma, kaynak kullanımı ve toplumsal tercihlerin sembolik bir anlatımı haline gelir. Ekonomi sadece para ve mallardan ibaret değildir; aynı zamanda algı, güven ve beklentilerle de şekillenir. “Gümüş suyu” da bu anlamda sadece fiziksel bir madde değil, değer algısının…
14 YorumEtiket: bir
Divan Edebiyatında Taşlama: Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rolleri Üzerine Sosyolojik Bir Analiz Toplumsal Yapıların ve Bireylerin Etkileşimini Anlamak Bir araştırmacı olarak, insan toplumlarını anlamak, her zaman beni büyülemiştir. Toplumlar, bireyleri şekillendiren, ancak aynı zamanda bireylerin de toplumu dönüştüren dinamiklerle işliyor. Divan edebiyatı gibi geçmişe ait zengin kültürel miraslar, bu etkileşimi gözler önüne seriyor. Özellikle taşlama türü, toplumsal yapıları, normları, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikleri eleştirel bir şekilde anlamamıza olanak tanır. Taşlama, Divan edebiyatında hem bireysel hem de toplumsal eleştirinin bir aracı olarak ortaya çıkarken, bu eleştirinin nereye yöneldiğini, hangi toplumsal yapıları hedef aldığını anlamak, sadece edebi bir çerçeve sunmakla kalmaz;…
10 YorumBir Roman En Az Kaç Sayfa Olmalı? Yazının Ontolojisi ve Anlamın Sınırları Üzerine Felsefi Bir Deneme Bir filozofun gözünden bakıldığında, “bir roman en az kaç sayfa olmalı?” sorusu, sadece bir edebi teknik sorusu değildir. Bu soru, varlık, bilgi ve değer alanlarına uzanan bir düşünsel çağrıdır. Çünkü bir romanın sayfa sayısı, aslında insanın dünyayı anlama, anlatma ve anlamlandırma çabasının uzunluğunu da temsil eder. Her kelime, bir düşüncenin nefesidir. O halde soruyu tersine çevirebiliriz: Bir yaşam kaç kelimelik bir hikâyeyi hak eder? Epistemolojik Bir Bakış: Bilginin Uzunluğu Var mı? Epistemoloji, yani bilginin doğasını inceleyen felsefe dalı, bize şunu öğretir: bilginin değeri miktarında…
6 YorumKapalı devre TV (CCTV) büyüleyici bir teknoloji değil; çoğu zaman riskleri ve yan etkileri abartılmadan konuşulmayan, “kolay çözüm”e sığınılan bir gözetim pratiğidir. Bu yazı bunun nedenlerini masaya yatırıyor. Kapalı Devre TV Yayını Nedir? (Gerçek Tanım, Gerçek Tartışma) Kapalı devre TV yayını, kameraların topladığı görüntünün herkese açık bir yayın yerine yalnızca belirli bir ağdaki monitörlere, kayıtlara veya istemcilere aktarılmasıdır. Alişveriş merkezi, kampüs, hastane, fabrika, stadyum, site ve hatta apartman girişleri… Kısacası, “gözün sürekli açık kaldığı” tüm alanlarda CCTV’yi görürüz. Ancak soru şu: Bu göz, gerçekten güvenlik mi sağlar, yoksa yalnızca güvende hissetme illüzyonu mu üretir? “Her Yeri Gözetlemek” Çözüm mü, Rahatlatıcı…
14 Yorum4. Sınıf İçin “Helal Ne Demek?”: Öğrenmenin Ahlaki Derinliğini Keşfetmek Öğrenmenin Dönüştürücü Gücüyle Başlayan Bir Yolculuk Öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değildir; aynı zamanda insanın karakterini, değerlerini ve dünyaya bakışını şekillendiren bir süreçtir. Her kavram, özellikle de ahlaki kavramlar, çocukların zihinlerinde bir pusula gibi çalışır. “Helal ne demek?” sorusu da bu pusulanın en önemli yönlerinden biridir. Bir eğitimci için “helal” kavramını öğretmek, sadece dini bir terimi açıklamak değil; çocuklara doğru, dürüst ve adil yaşamanın anlamını aktarmaktır. Çünkü öğrenme, davranışa dönüşmediği sürece tamamlanmış sayılmaz. Tıpkı tohumun güneşle büyümesi gibi, bilgi de değerlerle beslenirse anlam kazanır. “Helal” Kavramının Pedagojik Temelleri Helal kelimesi Arapça…
6 YorumKantinde Çalışanların Maaşı Ne Kadar? Farklı Bakış Açılarıyla Derinlemesine Bir Değerlendirme İş dünyasında maaş konusu her zaman merak edilen, üzerine konuşulan ve hatta tartışılan bir mesele olmuştur. Hele ki konu “kantin çalışanlarının maaşı ne kadar?” gibi hem toplumsal hem de bireysel açıdan önemli bir başlık olunca, farklı bakış açılarını dinlemek çok daha değerli hale geliyor. Ben de bu yazıda, konuyu yalnızca rakamlarla değil; düşünce biçimleri, toplumsal etkiler ve adalet kavramı çerçevesinde farklı açılardan ele almak istiyorum. Hadi gelin birlikte düşünelim: Kantin çalışanlarının maaşı gerçekten hak ettikleri seviyede mi? — Kantin Çalışanlarının Maaşına Genel Bir Bakış Kantin çalışanları, okuldan hastaneye, fabrikadan…
10 YorumKamp Amiri Nasıl Olunur? Farklı Yaklaşımların Bilinmeyen Yüzleri Bir kampın kalbi kimdir diye sorsak, çoğu kişi tereddüt etmeden “kamp amiri” der. Çünkü o kişi, hem düzeni sağlar hem de grubun ruhunu ayakta tutar. Ben de bu konuyu uzun zamandır merak eden biri olarak, farklı bakış açılarını anlamaya çalıştım. Kamp amiri nasıl olunur sorusuna, yalnızca görev tanımıyla değil, kişilik, liderlik ve cinsiyet temelli farklı yaklaşımlar üzerinden bakalım. Herkesin bu konuda söyleyecek bir sözü var — peki sizce ideal kamp amiri kimdir? Kamp amirliği, sadece ateşin başında emir vermek değil, doğayla, insanlarla ve krizlerle aynı anda baş edebilme sanatıdır. Kamp Amirliğine Giden…
12 YorumReklam Türleri Nelerdir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimeler, bir edebiyatçının en güçlü silahıdır. Her bir cümle, anlam yükleriyle donatılmış bir dünya kurar; bir anlatı, okurun zihninde iz bırakır, kalbinde yankılar uyandırır. Tıpkı bir edebiyat eserinde olduğu gibi, reklamlar da metinlerden oluşur, ancak bunlar genellikle belirli bir amacı taşır: bir ürünü veya fikri tanıtmak. Kelimelerin gücüyle yapılan reklamlar, bazen bir romanın derinliğini, bazen de bir şiirin kısa ve öz etkisini taşır. Reklam türleri, tıpkı edebiyatın türleri gibi, çeşitli anlatım biçimlerine sahip ve her biri farklı bir duyguyu uyandırmayı hedefler. Bu yazıda, reklam türlerini, edebi metinler, karakterler ve temalar üzerinden inceleyeceğiz. Reklamın…
6 YorumZihnin Röntgeni: Psikolojik Perspektiften Radyolojik Görüntüleme Bir psikolog olarak bazen insan davranışlarını anlamaya çalışırken kendimi bir laboratuvarda değil, bir karanlık odada hissederim. Görünmeyeni görünür kılmak isterim: düşünceleri, korkuları, bastırılmış duyguları. O an aklıma hep şu gelir — radyolojik görüntüleme ne kadar tıbbi bir süreçse, insan zihnini anlamaya çalışmak da o kadar psikolojik bir “görüntüleme” sürecidir. Bir MR cihazı beynin içini tarar; bir psikolog ise insanın düşünce desenlerini, duygusal yankılarını ve sosyal yansımalarını inceler. Radyolojik Görüntüleme Nedir? Tıbbi anlamda radyolojik görüntüleme, insan bedeninin iç yapısını görünür hale getiren teknolojik yöntemlerin bütünüdür. X-ışınları, MR (manyetik rezonans), BT (bilgisayarlı tomografi) ve ultrason gibi…
10 YorumAllah Neden Kadınların Kapanmasını Emretti? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Derin Bir Yolculuk Bazı sorular vardır ki yüzyıllardır tartışılır ama hâlâ yeni anlam katmanları keşfedilir. “Allah neden kadınların kapanmasını emretti?” sorusu da tam olarak böyle… İnanç, kültür, toplum ve bireysel tercihin kesiştiği bu nokta, sadece bir giyim meselesi değil; kimlik, aidiyet ve anlam arayışının da bir yansımasıdır. Giriş: Tek Cevabı Olmayan Bir Soruya Samimi Bir Yaklaşım Bu konuyu konuşurken ne tek bir ayetin satırında, ne de bir kültürün dar kalıplarında sıkışıp kalabiliriz. Çünkü örtünme meselesi, hem ilahi bir emir olarak kutsal kitaplarda yer alır hem de tarih boyunca farklı toplumlar tarafından…
6 Yorum